Juin 22, 2016
Par Kedistan
151 visites


Latin Amerika’da Şili’li Carlos ve Brezilya’lı Sokrates’in askeri diktatörlüklere karşı verdikleri mücadeleden İngiltere’ye, Liverpool şehrine ve Liverpool’un asi çocuğu Robbie Fowler’in büyüdüğü şehirde, daha iyi bir yaşam için mücadele eden liman işçilerinin mücadelesine verdiği desteğe geçiyoruz bugün.

Robbie Fowler’in doğduğu Liverpool’un emekçi mahaleleri ve neoliberal kapitalizme karşı verdikleri mücadele, futbol oynarken bile doğrudan ve haklıdan yana tavır alması, toplumsal hareketlere kendine özgü verdiği destek dile getirilmeden, onu sadece başarılı bir forvet oyuncusu, iyi bir golcü olarak anmak, toplumsal hareketlere karşı olan desteğini ve duyarlılığını görmezden gelmek Robbie Flower’e karşı yapılmış en büyük haksızlık olur. Bu anlamda, bu yazıda ağırlıklı olarak Robbie Flower’in sahanın içinde veya dışında olsun, kendine özgü bireysel ve politik duruşundan bahsedeceğimi şimdiden belirtmek istiyorum.

Robbie Flower; doğrudan ve haklıdan yana olan futbolcu

Kendisi de Liverpoollu olan Robbie, Liverpool Futbol Akademisi’nde yetişmiş, 1993′te Liverpool’la sözleşme imzalayarak profesyonel futbol hayatına başlamış, daha sonra Leeds United, Menchester City gibi büyük kulüplerde oynadıktan sonra Liverpool’a tekrar geri dönmüştür. İngiltere Premier Ligi tarihinde en fazla gol atan dört futbolcudan biri olan Robbie Flower futbol oynarken ilk isyanını, daha doğrusu ilk etik duruşunu, Arsenal maçını oynarken yaşanan bir olayda göstermiştir.

1997′de Arsenal ile yapılan maçta, hakem kalecinin Fowler’e faul yaptığını söyleyerek, penaltı noktasını gösterir. Robbie Fowler hakemle aynı fikirde olmadığı için itiraz eder, buna rağmen hakem kararını değiştirmez. Robbie, kendisine yapılan hareketin faul ve dolayısıyla penaltı olduğuna inanmadığı için, her şeye rağmen doğrudan ve haklıdan yana tavır alır. Penaltıyı kulanır, ama vuruşu daha çok sembolik bir vuruştur. Robbie topu kurtarabileceği bir şekilde kalecinin üstüne atar. Kaleci topu çıkarır, ama başka bir futbolcu topu ağlara gönderir.

Bu hareketinden sonra, Robbie’ye FİFA tarafından fair play ödülü verilir. Ödülden beş gün sonra ise, FİFA Robbie’nin davranışıyla ilgili çok politik bir açıklama yaparak “futbol sahasının politik eylem ve gösterilerin yapıldığı bir yer olmadığını” açıklayarak, Robbie’nin bu hareketini eleştirir. Kurulma sebebi baştan sona ideolojik ve politik olan FİFA, doğrudan yana olmayı, etik davranmayı, üstelik daha önce ödüllendirdiği bir davranışı, eleştiriyor ve mahkum ediyordu. Haksız da sayılmazdı aslında, varoluş sebebi tartışılan, antidemokratik işleyişi, çokuluslu şirketlerle ilişkileri vb. göz önüne alındığında FİFA’dan farklı bir tavır beklemek de absürd olurdu zaten.

Robbie Fowler, Liverpool liman işçilerinin yanında!

1995′de işten atılan Liverpool liman işçileri iki seneden beri grev yapıyorlardı ve bir kuruş para almıyorlardı. Avrupa genelinde emekçiler neoliberal politikaların çok yönlü saldırıları altındaydı ve birçok ülkede grevler, işgaller ve yürüyüşler düzenleniyordu. Demir Lady iktidara geldiğinde işçi hareketine, sendikalara ve özelikle madencilere savaş açtığını unutmadan hatırlatalım.

robbie fowler

robbie fowler

Işte böyle bir politik ortamda, Liverpool Brann’a karşı (Norveç) oynuyor. Oynadığı 365 maçta 183 gol atan ve İngiltere’nin en iyi golcülerinden ve aynı zamanda en fazla gol atan futbolcularından biri olan Robbie, bu maçta da golünü atar ve golünü attıktan sonra formasını kaldırarak “Liverpool’lu 500 liman işçisi 1995′den beri işsizler” yazılı yazıyı kameralar ve basına gösterir. Maçın sonunda, kendisi de Liverpool’da doğan Robbie’nin takım arkadaşı Steve McManaman da aynı hareketi yapar ve şunları söyler:

İstediğimiz tek şey, paralarını alamayan bu tanıdığımız insanlara yardımcı olmaktı. Robbie ve ben liman işçilerine desteğimizi sunduk, ama bir T-Shirt taşımanın bir şeyler değiştireceğine inanacak kadar da ukala değiliz

Robbie’nin Liverpoollu liman işçilerine verdiği bu sembolik ama anlamlı destekten sonra, disiplin komitesi Robbie’ye iki bin isviçre frangı para cezası verir ve Liverpool bir basın açıklamasıyla futbolcularını uyarır ve futbolla politikanın karıştırılmaması gerektiğini söyler.


Gelecek yazıda, Yugoslavya’da içsavaş başladığında ülkeyi terk etmeyerek, futbolla milliyetçilik çılgınlığına karşı mücadele eden ve değişik inançlardan çocuklara futbol oynatarak yaraları sarmayı, en azından yaşanan barbarlığı unutturmayı deneyen Pasic’in sportif ve toplumsal duruşundan bahsedeceğim.


Vous pouvez utiliser, partager les articles et les traductions de Kedistan en précisant la source et ajoutant un lien afin de respecter le travail des auteur(e)s et traductrices/teurs. Merci.
Kedistan’ın tüm yayınlarını, yazar ve çevirmenlerin emeğine saygı göstererek, kaynak ve link vererek paylaşabilirisiniz. Teşekkürler.



Source: